10 Nisan 2015 Cuma

Mevsimlerin adı

Mevsimlerin adı değişir bizim memlekette. Çizgiler atarız takvimlere. Bir takvimde asılı değildir aslında duvarda. Rakamlar ezberimizdir. Mevsimler güz,yaz değildir sadece, doğadan can bulan isimler bulmuşuzdur mevsimlere. Her ay diğer aydan daha bereketli geçsin diye tüm çabalar. Hasat mevsimi ardımızda kalırken yorgunluğumuz başka bir mevsime yolculuk edecektir. Yaşam burada her detayın içinde yüzmektedir... Kolay değildir bir günü devirmek ama cesaret ve enerji çoktur çalışan ellerin yüreğinde.

Her sene başka bir bebek kundakta salınır, her sene başka bir çocuk adımlarını toprakla tanıştırır.
Her sene başka hikâyeler tanıdık yollardan geçer. Umudun bahçeleri yaz gelir meyvelerle dolar, sabrın yüzü kış olur buz beyazlara bürünür. Ne sebepler biter insanda ne de yaşam adına tükettiği çabalar. Bizim çabamız biraz daha derinden o kadar. Bizim çabamız; yaşamak o kadar açık. Mevsimden mevsime dokunurken en büyük hediye; hatıralarım... Duvarımızda takvim hiç olmadı, ben de kalbimde çevirdim yaprakları, tek tek hatırlayabildiğim kadar araladım geçmişi sayfalara.

Anlatmak istediğim yaşadıklarımdan bir nebze ya içimde durmayan sesin çocuksu yönü? Kendinizi anlattığınızda size bakan boş gözler, umduğum okuyan gözlerin doluluğu. Ya da sadece anlatmak, mevsimler geçerken kendinden bir iz bırakmak, harflerin şifre olduğu.

Hasat mevsimi ardımızda kaldı, dizlerimde yeni yaralar açıldı, onlarda kabuk bağladı. Cildim yaz güneşini kısa bir sürede kanıksadı, rengi buğdaydan esmere çaldı. Artık gece uyurken ayaklarımdaki sızıyı hissetmiyorum, ellerimin derisi kurumaktan çekildi. Gece uyurken bedenim yorgun, ruhum dinç. Bu bir tezat değildi, harflere sakladığım şifre; mutluluktu. Yazdıkça ve okudukça gururla ortada salınacak mutluluk. Yaz ortasında mevsimin adı harman kondu.
Read More

8 Nisan 2015 Çarşamba

Kendimi kendime anlattım...

Dünyanın renklendiğini düşünmeye başlamıştı. Güne daha mutlu uyanıp, sebepsiz neşenin varlığına alışmaya başlamıştı. Yüzüne yerleşen bir tebessüm, kalbinden dalga dalga yayılıyordu. Mana bulamadığı her şey şimdi mecazlara dahi sığmıyordu. Kalbinin içine yerleşen bu neşenin sinyallerini takip edip kaynağını bulmalıydı, bu kadar iyi hissetmenin adı ne idi? Renklerin cümbüşü kalbinde neşe festivalleri yapacak kadar kalabalıktı. Rengârenk bir ruh hâli. Tüm küçük detaylar silinmişti, hayatının geneline yayılan bir enerji artışını gümbür gümbür hissediyordu.

Kalbindeki bu değişimin adını anmaktan korkuyordu. Telaffuz ederse eğer, bulutların kaplamasından, yüreğinden gökkuşağının eksilmesinden korkuyordu. Hayatına giren bu dev mutluluğun adını zikretmedi ama ne olduğunu iyi biliyordu. Bu mutluluk, kendisinin en büyük sırrı olacaktı. Aşk saklandıkça büyürdü ya, aşk sarmaşıktı sarardı ya oysa daha şimdiden kalbinin her köşesi rengârenk yaz bahçelerine dönmüştü. Hayatında yankılanan boşluğun bir anda kapanıp, neşeden yana bereketli bir kalbin müsebbibi olmuştu aşk...
Read More

© Yazı Dünyam, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena