8 Nisan 2015 Çarşamba

Kendimi kendime anlattım...

Dünyanın renklendiğini düşünmeye başlamıştı. Güne daha mutlu uyanıp, sebepsiz neşenin varlığına alışmaya başlamıştı. Yüzüne yerleşen bir tebessüm, kalbinden dalga dalga yayılıyordu. Mana bulamadığı her şey şimdi mecazlara dahi sığmıyordu. Kalbinin içine yerleşen bu neşenin sinyallerini takip edip kaynağını bulmalıydı, bu kadar iyi hissetmenin adı ne idi? Renklerin cümbüşü kalbinde neşe festivalleri yapacak kadar kalabalıktı. Rengârenk bir ruh hâli. Tüm küçük detaylar silinmişti, hayatının geneline yayılan bir enerji artışını gümbür gümbür hissediyordu.

Kalbindeki bu değişimin adını anmaktan korkuyordu. Telaffuz ederse eğer, bulutların kaplamasından, yüreğinden gökkuşağının eksilmesinden korkuyordu. Hayatına giren bu dev mutluluğun adını zikretmedi ama ne olduğunu iyi biliyordu. Bu mutluluk, kendisinin en büyük sırrı olacaktı. Aşk saklandıkça büyürdü ya, aşk sarmaşıktı sarardı ya oysa daha şimdiden kalbinin her köşesi rengârenk yaz bahçelerine dönmüştü. Hayatında yankılanan boşluğun bir anda kapanıp, neşeden yana bereketli bir kalbin müsebbibi olmuştu aşk...

0 yorum:

Yorum Gönder

© Yazı Dünyam, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena