7 Kasım 2014 Cuma

"O an"

Gözlerine yerleşmiş perdeleri aralayacak bir manzara aradı. Bakışları keskin ama düşünceleri karışıktı. Eninde sonunda onu bekleyen yazgının yavaş akıntısına kapılacak ve geçmişi sisli anıların kuytusunda bırakacaktı. Yaşam anlatmaya gelmiyordu. Anlatmaya kalksa sıradanlaşan cümlelere dönüşüveren hikayeleri sevmiyordu. Anlattıkça içinden parçalar kopuyor ve o parçaların altında eziliyordu. Konuşmak bildiklerinden kıymet çalıyordu. ve sonra anlamsızca tüketilen sözcüklerin arasında kaybolup gidiyordu tüm birikmiş cümleleri. Anlatacak çoğu şey bir gülümseyişin içinde eriyip tükeniyordu. ve insan kendini tazeleyemeyince tükenmeye mahkumdu. Yerinde sayan günler istemiyordu. Her gün öğrenecek bir şey olmalıydı. İnsanın sıkılmaya zamanı yoktu. Çoğu zaman yalnızlığın ona ilham veren yönlerini kullandı. ve kalan zamanlarda kendini renkleri tanımak adına çehrelerin yönüne çevirdi. Korkusuz olmayı diledi o anlar. Kanatlarından yüklerini atıp o anı yaşamayı diledi. ve özgürlüğün inandığın şeylere bağlı olmaktan geçtiğini gördü. ve gördükleri geçmişin cılız hafızasında yeni güne yansıdı. 

0 yorum:

Yorum Gönder

© Yazı Dünyam, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena