4 Şubat 2014 Salı

Mesafe

Bir şubatlık mesafendeyim. Önümde uzanan mevsimlere dokunan, görünüp kapanan gündüzler, içimdeki güneşten beslenirken, sen kalbim kadar uzağımdasın. Mesafe sözcüğü içinde sen olduğunda uzaklıktan soyutlanmış, bekleyişe bürünmüş, gecelerde uzadı.Yıldızlardan bir ipucu alır, seni ararım, mesafeler kadar uzanırsın hayallerimde. Yok yazamam hatta susarım. Düşünmekten bile haya ederim. Güzelliğini bozmak istemem, gözlerime doğadan eşsiz benzersiz senler seçerim. Sevginin ıtrı çevreler etrafımı. Bekleyişler hoştur aslında. Aşka sınanmak yaraşır der, mesafeleri sana benzeyen güneşe, yıldıza kondururum. O zaman denizler yazmaya başlar, yazdıkça sizler sana dönüşür, ben sana, sen aşka... 

Heyhat korkusuz görünmek neyime. Aşk denizine düştüğümden beri ne konuşmaktan ne susmaktan yarama merhem buldum. Mesafeleri aştıkça bekleyişleri sevdim, o zaman seni yaşadığımı farz ettim.Yazmam dedim ya, kalem elime dokunmadan damla damla denize düştü. Sonra harfler kabuklarına bürünüp nisan yağmurlarını bekledi, yine bekledi. Dedim ya, deniz çöle dönüşürken arasında bir mesafelik bekleyiş vardı. Aşk mecnunu seçerken beklemenin kendisini aşka dönüştürmekle nasiplendi. Yağmursuz kurak ateşlerde pervane olduğum bekleyişlerden, kana kana yaramın acıdığı bülbüllerin nağmelerinde bekleyişlere ad koyduğum zamanlarda bitmedi. Bazı bekleyişler sessiz, bazıları derin yazılardan şiirlere dönüştü. Hep bir adımlık mesafe vardı, o bir kalplik boşluklara dönüştü. 

0 yorum:

Yorum Gönder

© Yazı Dünyam, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena