13 Kasım 2013 Çarşamba

Pay

Duygulara gem vurarak yaşayanlardan değilim. Hayatın bize sunulan "özel bir hediye" olduğunu idrak etmemden kaynaklı bu seçimim. Çoğu zamanlarda avaz avaz bağıran duygularımın sesi kısılır. Ne kadar çabalasam da tek kelimemi duyamaz olurum. Duygularım kendime küsmüştür, sonra başkalarına... Belki de bunun altında beklentilerimin büyüklüğü yatmaktadır. Kendimi hayal kırıklığına uğratmış olabilirim. Beklentilerime diktiğim büyük kılıfın boşlukta salınmasına hayıflanmışımdır. Herkes sağduyulu davranmaya bilir ya da nezaket gereğince size ölçülü takdirler sunmayabilir. Beklentilerinize bunu anlatamadığınızda ilk eleştiride yahut doğru tabirle "dozu abartılmış eleştiride" sendelersiniz çünkü siz eleştirininde belli saygı çerçevesinde olması gerektiğine inanırsınız.

Hayatın kısalığını veya geçici anlarını kalıcı kılan küçük jestlerdir. Sevdiklerimize karşı gösterebildiğimiz itina bu jestlerin kaynağıdır. Mesela onların özel günlerini hatırlamak, elimizden geldiğince minik sürprizlerle gönüllerini hoşnut tutmak ve iyi veya kötü gününde varlığımızla yanlarında olmak çok kıymetlidir.   Sendelerken tutunacağı bir dayanak, inancını kaybettiğinde kendine dair unuttuklarını hatırlatacak tatlı bir kaç kelam işitmek, bunlar dostlara verilecek en nadide anlardır.

Beklentilerin dozu aşağı çekilebilir fakat insan daima karşılık beklemeden de olsa sevgiyi aynı ölçüde terazilendiren insanlara ihtiyaç duyar. Olgunluk adına belki de dile vurmaz bu isteğini. Gözbebeklerinde kendinizden bir ışık yakaladığınız insanı en olgun kişi dahi çocukça bir saflıkla sevecektir. 

Beklentilerin  gerçeğe dönüşebileceği dostluklar için şimdi umuttan bir pay çalma vakti...

0 yorum:

Yorum Gönder

© Yazı Dünyam, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena