2 Ekim 2013 Çarşamba

Yüz

Ben gördüm, ben yaşadım, ben hissettim rüzgarı, bileklerimden kavrayan yağmura tutunup ben ağladım, ben güldüm.

Beni ben yapanlar beni var ettiyse şimdi yüzüme konan tebessümü durdurdum, kaydettim hafızama. Bilinmez hikayeler, kimse anlayamaz içinde biriken cümlelerin söze dönüştüğünde ne söylediğini. Susmak hataları da bertaraf eder, duyguları da demler. Yaşanmışlıklar gelişigüzel cümlelere heba edilmeyecek kadar yücedir, sonunda anlamak gerekir. Hangi ses, hangi yüz sana yeterince ulaşabilir? Tüm cevapların ve soruların merkezi kalbin iken.

Kitap gibi dostlar isterim, derin ve manalı konuşan, sessizce mırıldanarak anlatan, düşüncelerine ve sana yolculukta eşlik eden ama asla yönünü sorgulamayan. Sesler çoğaldıkça yitirilen özlerin içinde. Ah! Bu dilimi yazıya döküp değer biçsem diyesim var. Öyle bir susasım var ki tüm gereksiz sesleri bastırsın, öyle gülesim var ki hayatın aslında güçlü olmaktan ibaret olduğunu gösteresim var. Duyarsız kalmakla, müdahil olmak arasında çırpınanlara inat bildiğimi ve inandığımı yazasım var. İçimdeki rüzgara eşlik eden bir yağmur ve kabulümdür diyen bir ben var...

0 yorum:

Yorum Gönder

© Yazı Dünyam, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena