13 Nisan 2013 Cumartesi

Kalem

Yalancı bahar mola vermiş, sabah olunca gerçek yüzünü güneşin ardından göstermiş.

Aylardan nisan, vefalı dostum kalem yağmurları sever; hava ne zaman soğuk kılıfına bürünse kalemin mürekkebi damlamaya başlar.

Bahar göz kırparken güneşin elini tutmuş, ben de çiçeklerin kokusunu içime çeker gibi satırları işlemekten durmam.

Yeşilliğe gebe çimlere ayaklarımı değdirir gibi sayfalarımda dolaşırım yazarken. Beyaz sayfalar kelimelerle doldukça fidanından filizlenen tomurcukları seyreder gibi neşelenirim.

Vefalı dostum kaleme daha sıkı sarılır, bu defa güneşin ona değmesi için pencere kenarına oturur, rengarenk olmaya meyilli doğanın güzelliğini ona akıtırım.

Aslında anlatmak istediğim hüzün değil velhasıl ne zaman yazsam hüzün büyür cümlelerde. Hava güzel ise kaçmamak lazım yazmaktan. Bir nebze neşeyi yansıtmak, hüzünden uzak memleketlere taşımak kelimelerimi; öyle düşüncelerim var ki sana dostum vefalı kılmak değil sadece amacım, kendimi tam manasıyla sen de bulmak... Hüzün seven satırların mutluyken daha ihtişamlı göründüğünü bilmek, mutluluğun en çok yazarken yaşadığını hissetmek. Kalemi dostu olanların güneş ilhamı olmalı der, bir de yaşamak adına doğayı kucaklamaktan vazgeçmem, dostların hatrInı eşit tutar, satırlarımda ruh bulacak anlamları aramak için şehrin neşeli kıpırdanışını izlemeye giderim...

0 yorum:

Yorum Gönder

© Yazı Dünyam, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena