4 Mart 2013 Pazartesi

Yeterince

Yeterince acı var, yeterince karmaşa... Bu dünya alışık kayıpların girdabında dönmeye. Yeterince gözyaşı, yeterince sınav var. Bu dünya bildi bileli anlamaya çalışıyor insanları. Bir tutunmaya çalışanlar var yaşama, bir de kendi kendilerine ne tutarsa yaşayanlar. Öyle garip bir his ki yaşamak tüm yorgunluklara rağmen ölümden daha sıcak. Vakit istemek ömürden ya da inadına keyif almaya çalışmak yaşamdan. 

Kovaladıkça kaçan haylaz bir çocuk ömür. Bazen de yüzü kırış kırış olmuş bir yaşlı. Dev bünyesine bir çocuk kalbi hapsetmek belki de. Yeterince karışık bir sanat yaşamak, birbirine zıt pencerelerden açılan ortak gökyüzü. Ne anlamak, ne de anlatabilmek bazen sadece yeterli şey yaşamak. Kayıpları düşündükçe kaybetmek, kazanmaya çalıştıkça kendini geri çekmek. Yaşadıklarını tekrar tekrar yaşıyor hissine kapılmak veyahut yeniden doğmak yeni günle. 

Rüzgar nasıl esiyorsa kalbe. Üşümek bazen sımsıkı kendine sarılmak, bunalmak bazen derin yamaçların avucunda kıvrılmak. Yaşamak ne tezat... Acıya rağmen bir gülüşe değen anların toplamı. Yeterince zaman var hatalar içinde büyümeye, yeterince zaman kısıtlı mutlulukları abartmaya, nereden bakarsan orası dar sokaklar, yeterince gök var, yeterince toprak. Yeterince kuşlar var, yeterince zindanlar. Tezadın içinde doğan yaşama bir avuç hisse düşer, bir avuç yaşama yetecek iksir var, bir avuç umuda yetecek bir kırıntı, bir iz. 

Yeterince baharlar gelmiş bir o kadar kışlar. Ölümün içinde yankılanan bir bebek sesi. Bir aşkta yitirilen umudun kırıntısı. İnsan kadar iyilik, insan kadar kötülük, bir insanda her ikisi olacak kadar karmaşa var. İyi ki bir de güneş var, ruhunda ayaklanan karmaşık düşünceleri bastıracak, iyi ki güneş var hiç bitmeyecek sandığımız karanlığı dağıtan, iyi ki toprağın kokusu var, çirkin yüzleri bastıran bir koku. İyi ki rüzgar var, en ufak dalları oynatan, iyi ki yaşamı sıcak kılan sebepler var, yeterince yaşam var herkes için.

0 yorum:

Yorum Gönder

© Yazı Dünyam, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena