19 Ocak 2013 Cumartesi

Soru


Hiç kendinden kaçıp gittin mi deniz kıyısına? İstanbul'un yalnızlığı yutan sularına içirdin mi gözlerini?

Kendinden bir iz bıraktın mı? Sessizce kıpırdanacak yapraklara bir hatıra düşürüp, hüznü bıraktın mı çıkmaz günlerde?

Cevap vermeye mecalin kalmadığı zamanlarda, yutkunduğunda suskunluğu... Denizi önüne katıp, göçtün mü kuşlarla? Kalbinde bir sızı yankılandı mı? Ya bir günbatımında ya da boğazın ışıkları damlarken denize... Düşündün mü kendini, kendinden izleri bıraktın mı sevdiklerine?

Sorular bitince, ellerini uzatıp şehre, kollarını rüzgara bırakıp, yürüdün kısa adımlarla. Sonra şehrin güzelliğine bir de sen emanet bıraktın yaşamdan. Şehir; kim bilir kaç insandan hatıraları asılı tuttu ellerinde? Sen de kim bilir nasıl bir aşkla yüreğini açtın İstanbul'a?

Sorular bitince, ardında doğan bir güneşle sırdaş bir deniz bıraktın. İstanbul'a sorsan lâl, sana sorsan yalnızlık. Hangi yalnızlık bu kadar görkemli? Bu kadar görkemle bakar kendi yüreğine.

Dolu dolu bulutlara fırtınalarını emanet edip, sordun mu İstanbul'a sorularını?

0 yorum:

Yorum Gönder

© Yazı Dünyam, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena