15 Ocak 2013 Salı

Son


Son kelimesi yankılanıyor kulaklarımda. Manasına yaraşır bir hava ile yazılıyor her bitişin ardından... Tüm yaşamı içine hapsediyor. Bir son ile başlıyor insan. Her başlangıç bir sona doğru akarken. Yollar bir adrese varıyor, insan ömrü kendi çıkışına gün yazarken. Her son yok ediyor uzun uzun yaşanmışlıkları. Yutuyor tek kelime hatıraları. Bir sona sığar mı kalpte yankılananlar? Bir sona yakışır mı bir hikaye? Hangi başlangıçlarda kaldı akıl? Kalp umursuz yaşamasın sonra, sonların garip varlığıyla. Yaz geldi, kışlar geçti. Hüzünler devrildi. Gülümsemeler asılı kaldı fotoğraflarda. Yürüdüğün yollarda izin kalmadı, yad eder gibi bir rüzgar esti...


Bir sona doğru aktı saatler. Üstünde bir halli hesaplar tik tak tik tak geçti ve gitti. Seneler geçip giderken bir an fark etmedik. Ruhumuzdaki çocuk çoktan büyüdü. Sözler asılı kaldı. Resimler değişti. Göz bebeklerine saklandı anılar. Akıp giden günlerde bir şeyler değişti. Anılarda olmasa rüya konurdu adı.

Bir sona yüzdürdük gemileri. Devrildiğini anlamadık bazen buz tuttu yaşam suları. Zaman sonsuzluğa yüzerken, bir filmi izledik seyirci koltuğunda. Bizi uzaktan izleyenleri görmeden. Bir sona yazıldı her doğan güneş, bir sona doğdu ağlayan bebek. Sonra ağlamadan kabullendi, gülümseyerek kırdı buzları, yolunu açtı.

 Bir sis gibi yürüdü kendi yollarını, bir sis gibi silindi hayatındakiler. Yalnız başladığın hikayeye yalnız devam edip... Bir iz hatırlardı ardında. Bir iz buldu. Bir ize baktı bir de soluklaşan resme. Geride bir bütün olup sessizliğe bıraktığı varlığına baktı. Hissetti ve gitti buz tuttu yürekler. 

0 yorum:

Yorum Gönder

© Yazı Dünyam, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena