8 Temmuz 2012 Pazar

Duvar

Dilin önüne engel koymalı,uzun ve aşılmaz setler.İçinde yalan,samimiyet ve dedikodunun olduğu tüm cümleler engelin yüksekliğinde takılmalı.Güzel her şeye merakımız var,güzel ve manalı cümlelerin uyumuna hayran kalırız ve de  bol bol dilimize pelesenk olur.Oysa ki dilimizden dökülen her cümleye kalben inanmalıyız.Öylesine konuşmak kendimizi sıradanlaştırır.Davranışların gölgesini dahi sözlerimizin toplamı şekillendiriyor.Karşımızda ki insanda samimiyeti gözlerden okuruz en pratik yöntemle,gözler genelde saklanması mümkün olmayacak kadar net bir izlenim sunar ve karakter ipuçlarını verir.En kalın,korunaklı perdelerinizi dahi saydamlaştırır gözleriniz.Sonra sözcükler açığa çıkar.Davranışlar ile dengede gitmezse tezat oluşturacak kadar sizi zorlayabilir.Ya konuştuklarınızın arkadasında duracak mizaç,ya da davranışlarınızı destekleyecek konuşma tarzı gerekir.Samimiyet pınarından beslenmeyen her söz sahibini problemli kılacaktır.Nasıl bir problem mi?Sözü sadık sınıfına eklenmeyecektir mesela.Sözüne inanılmaması ne acı.İnsanın en büyük emaneti dilidir,eğer kalp ve dil güzelliklere vesile olacak ise en kıymetli organdır insanda ama çirkinliğe malzeme olacak ise bu organlardan daha kıymetsizi yoktur.Söze kelime kalabalığı karışır ise içine yalan ve dedikodunun girmesi kaçınılmazdır.Bu yüzden bir duvar örmeli kalp ile dil arasına.Kalbin müsade etmediğini durdurmalı sözcüklere dönüşmeden.Söze köle olmak yerine gereksiz tüm konuşmaları dile dökmeden kendimize köle kılmalıyız.İçimizden sızan her kelime karakterimizin mihenk taşıdır.Davranışlar ile sözcükleri dengelemek bu yüzden çok mühim.Bu dengeyi nasıl mı yitirmeyiz?Her daim okuyarak,kendimizi geliştirerek.Boş sözlerden kaçınırken illa dilimizi lâl kılmaya mahkum değiliz.Dilimizden değerli kelimelerin dökülmesini istiyor isek her daim öğrenmeye aç olmalıyız.Öğrenip,öğrendiklerimizi paylaşıp kıymete kıymet katmalıyız.Dilimizi boş sözlerden arındırır isek fayda sağlayacak ilmin eşiğinde bulmak kendini kaçınılmaz oluyor.Öğrendikçe,okudukça amaç sahibi oluyorsunuz,kendinizin farkında olmadan damlaya damlaya kalbinizin taşlaşan kısımlarını oyup derinliğindeki inciye kavuşuyorsunuz.Bu sebeple damlaları küçümsememek lazım,küçük değişimler büyük adımlara dönüşür.

2 yorum:

  1. Canan hanım yazılarınızı beğenerek takıb ediyor ve okuyorum ancak yazmak bugüne nasıb oldu.gurur duyduğumu söylemek istiyorum başarılarınızın devamını diliyorum. Süleyman Ezeroğlu

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Süleyman Bey çok teşekkür ederim,sizler gibi ilim sahibi kişilerin yazılarımı beğenmesi ayrıca mutlu kılıyor beni..

      Sil

© Yazı Dünyam, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena