31 Temmuz 2012 Salı

Düş Salıncağı

İmrendiklerim olurdu hayatta veya gıpta ettiklerim.Düşler büyüyünce hayallerin de limitini düşürmeye başladı zamanla.Çocukken düş kurardık,büyüdük düşlerimizde gerçeklerle çarpıştı.Kim bilir kaç kişinin hayali çocukluğunda koşturduğu parkın salıncağında kaldı.Düşler zamansız zannederdik.Düşlerin çocukluk çağına sığacak cesarete sahip olduğunu bilmeden.Büyüdük..Hayal kurmaktan ürkmeye başladığımız an...Bir ses işittik sonra diğer bir ses,yankılar çoğaldı, baktık ki hayal kurmak için yeterince küçük değiliz.Her gün sürü halinde işittiğimiz yorumların,seslerin içerisinde kendimize ait ,bize özgü  hayalleri başkalarının kalıplarına gelişigüzel yerleştirmeye zorladık.Oldu mu?Olur gibi yaptık,büyümek böyle bir şeydi,hayallere uzak kalacak kadar yetişkin,kalıplara girecek kadar yorgun.Sahi yorgunluğun sebebi yeterince yıl tüketmek miydi ömür defterinde?Yoruldukça aramıza mesafeler girdi düşlerimizle.En büyük düş,özgürce hayallerin diyarında gezinmek oldu.Sığınak aradık çoğu zamanlarda.Büyümenin bir alameti de bu olsa gerek.Sığınmasak sırılsıklam olacağımız gözyaşı bulutları dolandı çevremizde.Bu yüzden sığınmaya başlayalı düşlerimizi kaybettik gözden.Bazı zamanlarda bir cesaret düşlerimizi aradık kavurucu gerçekliğin altında.Çocukluğumuzdan arta kalan bir hayal damlası aradık.İlham almak istedik hayatın içinde bizi zincirleyen gerçekliğin karşısında.Bağırdık bağırdık duyan olmadı,boşa salınan bir salıncak vardı hayallerimizin ortasında.Ürkütücü bir sessizliğin içerisinde bir ileri bir geri gidip gelen salıncak.Bir hayale bir gerçekliğe gidip geldi ruhumuz.Asık suratların,sorumlulukların girdabında ,gülümsemeyi sonsuz zenginlikle bıraktığımız,saf gözlerle bakıp,saf gözlerle algıladığımız hayatı düşler olduk.Yıllar öncesi bir gittik bir geldik.Bu yüzden büyüdükçe hayallerin önüne engebeler yerleşti.Korkak olmamızdan yaşamın içinde barınan düş kırıntılarını farkedemememiz.Sonrasında üzüldüklerim oldu hayatta veya kendime ayna tuttuklarım.Üzüntüden beslenmek değil ders almaktı niyetim.Hayat en çok hazırlıksız olduğumuz anda sınava alırken bir düşün incecik perdesinin ardındaydı tüm cevaplar.Aşılmaz duvarları görürdük ya, kendi gerçekliğimizi kendimiz çizmiştik oysa....

4 yorum:

  1. Ne guzel,sicak, samimi bir paylasim olmus, cok tesekkurler... Blogunuzu yeni kesfettim ve keyifle okudum yazilarinizi tebrikler...
    Hayirli Ramazan'lar dilerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tespih Taneleri değerli yorumunuz için ben teşekkür ederim.
      Hayırlı Ramazanlar :)

      Sil
  2. Ne de güzel özetlemişsin canımm.

    YanıtlaSil

© Yazı Dünyam, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena