25 Haziran 2012 Pazartesi

Süveyda

Söze kalpten başlamalı...Kalbin öğütmediği söz yitik.Damla damla düşmeli dilden, birikmeli sabırla,hikmetin denizinde..Kalbin derinliğinden harlanmış süveydadan.

Dağ-ı dil mi sîneden yanmış süveydadan yahod
İktibas etmiş ruhundan çeşm-i hayrânım mıdır


Süveyda..Kara katmanların beyazlığa ulaşması için aşılması gereken derinlik.Kalbin rotasını bulması için sızlaması lazım gelen yara.Bir benek,bir kara iz,bir de yanmanın alameti.Kendi içinde hapsolan dehliz ya da kendi karanlığından doğan ışık.Nasıl baktığına ,neyi aradığına bağlı.Ya karalığında yitirilmiş bir sen ya karalığından yayılan bir ışığın başlangıcı.Nereye damlarsa orada şeb-i yeldanın kandili olacak katmer katmer deniz...Ya sonsuz ufkun kara parçası ya karanlığın mührü.Aydınlığına kalbinden bir kandil ya da ayak basılmaz közlenmiş kumlar.Nerede olmak istiyorsan, o kapının kara anahtarı; süveyda;kalbin tam ortasında bir kara nokta...Kalbin kendini yükselttiği bir merdiven,gönlün üzerine konulan bir tecelli.Aşkın sevdaya büründüğü karanlık,aşkın özü sayılan sevdanın karalığı ve buradan halka halka yayılması.Tüm aşkların merkezi ilahi olanı..Bu sebeple gönülde pişen süveydaya ulaşır,bu yüzdendir ki sevdanın kara olması ateşin kalbi ele geçirmesidir..Süveyda en üstün kavrayış noktası.Kalbin merkezine konan bir benek,ya karanlıktan yükselten ya da karanlıktan kendini kaybettiren,nasıl yaşıyorsan öyle..

0 yorum:

Yorum Gönder

© Yazı Dünyam, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena