29 Haziran 2012 Cuma

Kapadokya..Düş Güncesi

Düş şehrine adım attım,kum rengi hayallerin gerçekliğe dönüştüğü görüntü.
İlk Kapadokya'ya ulaştığımızda gecenin karanlığı ve yağmurun azimli hali bizi karşıladı.Bu harikulade görüntüyü ayaklar altına seren bir tepede ışıkların ve şehrin uyumunu seyre dalmak,biraz da karanlık duygusunun verdiği korkular ile yüzleşmek.Tepeden bir şehre bakıyorsan,ısrarlı bir yağmur toprağı eşeliyorsa ve karanlık geceyi yudumluyorsa,benim gibi karanlıktan ürküyorsanız komik görüntüler çizmekten kaçamıyorsunuz.Şehirle tanışmam böyle bir durumda arzetti.Tabi bu halime eşlik edenler yok değildi,kuzenim ile korkum ortak olmuştu bile.Önden ilerleyen annemle babama seslenmek ve karanlıkta arabanın camına yapışmak ve bizi bekleyin diye tepeyi yankılatmak,gerçek olamayacak kadar gülünçtü ama anılar hep bir değişiklik içeriyor ise cezbedici olmuyor mu?Evet dediğinizi duyuyorum.Neyse ki bodur bitkilerin tırmıkladığı ayaklarımız iki üç adım atmıştı ki karanlık bizi geriye çekti ve arabaya geri döndük.Annem ve babam epey ilerde arkadaşlarıyla tepenin ucunda,yağmur kokusunun eşliğinde şehrin ışıklarını seyrederken biz arabada halimize hafif kızarak gülümsüyorduk.Elbette şehri tepeden biz de seyrettik ama gün ışığa banınca.Karanlık ve yağmurun müthiş uyumunda ilerleyen arabalarımızdan içeri sızan toprak kokusu dahi bu yere bir an da bağlanmamı sağladı.Görmeden,keşfetmeden sevmiştim bu şehri.Gizem ve masalların şekillendirdiği hayal şehri diye düşünmeye başlamıştım.Heyecanım sabah olması ve köşe bucak dolaşma isteğimle kat kat artıyordu.Annem ve babam yıldızların yağmurun ardından pak bir gökyüzüne dağılmasını işaret ettiler.Gök büyüleyici,yer büyüleyici.Kendimi peribacalarında gezinen özgür ruhlu bir kaşif adletmiştim adeta,korkularımı saymazsak.Otelin otantik yapısı karşıladı bizi kapıda,babamın arkadaşı en farklı oteli bize seçmede başarı idi.Adeta değişik ve görsel yapısı gözleri zarifliğe alıştırma da zorluyordu.Taşların estetik ile buluştuğu otelin koridorlarında ve' elbette açık hava koridorlar da' yürürken bu yerde yaşamanın ne kadar farklı bir dünyaya çektiğini farkediyordunuz.Odamıza yerleştiğimizde aynı estetiğin iç mekanda da sürdüğünü farkettim.İlgimi çekmesi dekor güzelliğinden ziyade taşlardan ibaret olan bu yerin güzellikte sergilediği uyumun varlığı idi.Tüller,kilimler ve mumlar bu görüntüyü tamamlıyordu.İstanbul'un güzelliğine ve bu güzellikte sürdürdüğü karmaşaya alışık ben bu yerde sakinliğe ve estetiğe bir an da kapılmıştım.Tam kuzenimle bu keyfin olmaz ise olmazı muhabbete başlar iken elektrikler kesilmesin mi...Karanlık ile sınavım başlamıştı,zifri karanlık ve etrafta estetiğe hizmet eden mumları yakmak için bulmaya uğraştığımız çakmak.Tabi fuzuli çaba bir nebze olsun ışıktan eser yok.Bu otelde arızaya karşı sistem olmalı diye düşünürken babam otel yetkililerini aradı ve problemin kaynağını sordu,tüm şehirde elektrik gitmişti.Kaderin cilvesi işte,bu güzelliğin de bir nazı olmadı idi tabi.Başta bu karanlığı otelin otantik havaya verdiği bir katkı zannetmedik değil,odaya girer girmez iki dakika sonra elektrik gidince başka hangi düşünceler akla gelirdi.Babamda yetkili kişiye romantik ortam hizmeti mi diye espri yapınca kahkahayı ahizeden bizde duymuştuk.Kapadokyayı çok sevmiştim henüz uykusunu dahi tatmadan,karanlık korkusunu tadarken bile..Taş duvarların oymalı nakışlarını göremeden ruha akseden masalsı ortamın tadını karanlığa rağmen hoş sohbetimizle çıkartıyorduk,annem,babam,kuzenim ve ben.Yorgunluğa teslim olmadan geceyi uzun kılacak sohbetin dekorunu karanlık ve estetik çiziyordu.Bir de minik pencereden sızan gökyüzünün yıldızlı ışığı.Karanlıkta süren hoş sohbet gecenin ortasında gelen elektrik ile uykuya yerini bıraktı.Aslında karanlıkta uyumak vesile olabilirdi ama insan uyku için bile bazen beklentilerini aralık bırakmıyor.Elektrik geldiğinde rengarenk mumları kuzenim Seda ile yakıp,teknolojiden yine uzak kalmayı seçtik.Uykuya yenik düşmeden üflediğim mumun dumanı ve kokusu dağılmadan gözlerim kapandı.Masalın içinde dalınan tatlı ve uzun uykular gibi.Rüya ile karışık...Kapadokya sabahına uyanıp dolu dolu bir gün geçimenin neşeli haylazlığında kalbim yarı hayal yarı gerçek uykuya daldı.Güzel bir gün olacaktı,hissediyordum...


Devam Edecek :)

2 yorum:

  1. çok merak ettiğim yerlerin başında geliyor kapadokya.. özellikle gece manzarası harika görünüyor :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kesinlikle gece manzarası ayrı güzel :)

      Sil

© Yazı Dünyam, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena