18 Haziran 2012 Pazartesi

Kalemin Dilinden

Buruk bir kalemle yazıya dokundum bu gece.Burukluğum ne sebep bulacak kadar güçlü ne de sebepsiz olacak kadar zayıf.Buruk bir gönülde kıpırdayan kelimelerin dokunuşu gibi kırılgan kalemim.Kalemden gizlenmez çünkü kalbin hâli.Kim yazıyorsa biraz kırgınlıktan biraz mutsuzluktan biraz da hayatın içinde kurcaladığı kavramlardandan alır gücünü.Kim yazıyorsa sırdaş bilmek ister cümlelerini.İçini döktükçe vicdanını acıtmayan bir sırdaşlık hemde.Yazılarında vurguladığı her kelimenin arayışına çıkmıştır yüreğinde..Kim yazıyorsa biraz yalnız,biraz kalabalık,biraz da kalabalıklar içinde yalnızlığa mahkumdur.Yazıyor ve kalıntılarını bırakıyor kalbinde anlattıklarının.Yazdıkça gizleniyor yazdıkça görünüyor tüm gerçekliği ile.Nasıl mı? Bazen en hisli kelimeler en yürekten cümlelerle dizilir kağıda.Üstü kapalı anlatımlara yoğun düşünceler ve duyguların yükü saklanır.Keşfeden keşfeder.Bazen sakınmaz yürek ne varsa yazar.Görünür kalbindeki hislerin dokunuşu kelimelerine.Bazen yazmaktan kaçınacak kadar mutlu olur insan.Bazen yazacak kadar mutsuz ama normal olmayan bir şeyler vardır bu durumda.Ne yazan okuyana mesaj vermek ister ne de ahkam.Kendini dinlemektir istediği o kadar...Uçlarda yaşayanların işidir yazmak.Sınır tanımayan yada kendi sınırlarında hapsolan.Biraz deliliktir yazmak;tüm akıllıların hüküm sürdüğü dünyada deli olmaya hevesli olarak.Buruktur bu yüzden kalemler; en mutlu sözcükler bile yazıya dökülünce biraz hüzün biraz derbederlikten pay alır.Bu yüzden kelimeler etrafında dolandığı konuların içinde kaybolur çoğu zaman.Bu yüzden kalem ne yazıyor ise kalpte hakim mevzu o'dur.

Buruk bir kalemle anlatmak değil de susmak isterdi insan ama en iyi sırdaşı kelimeler ise,cümlelere gönüllü teslim olur insan,burukta olsa...

0 yorum:

Yorum Gönder

© Yazı Dünyam, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena