20 Haziran 2012 Çarşamba

Gölge

Gölgeler takip ediyor aydınlığa çalınan her sokağın ayrımında.Sınav biliyorum hayatı,sınav..Bildiği yerden sorsun,cevapların doğrusunu yanlışından ayıran bir kader olsun.Kaderin yazgısını değiştirmese de kalbi mütmain kılacak çabalarım olsun.Bazen çabalar yetersiz kalıyor, bazen insan en çok kendi kendini yoruyor.Yine de yorsun insan kendini diye fısıldıyorum,yorgunluğun kaybı,sebebi iyilik olcaksa eğer.
Üç noktaları bırakıyorum cümlelere.Büyük bir boşluk kalıyor paragraflar arasında,günler geçiyor,sessizliğin yerine geçen üç noktalar siliniyor kağıtta...Büyük harfle başladığım her cümleye bir noktayı konduruyorum umutla.Ünlem koyacak kadar kimseye yok sitemim.Ya da soru işareti ile oyalanacak zamanım.Bir nokta her günün sonuna.
Denizin ortasında sığındığım,sığdığım bir teknedeyim.Gün  dalgalarla sınıyor barınağımı,tutunmak için şaşkınlıkla gökyüzüne tutunuyorum ya da dinginliğin boğucu sıcaklığı sulardan güneşe çarpıyor .Bu kez korkularımı iteleyip maviliklerin üzerinde geziniyor ayaklarım.Hayalden uzaklaşıp gerçekliğin sert zeminine düşüyorum bu kez.Hayallere kapıları açan gerçekliğin boğucu denizine ve kendi kendini yok eden insanların yakıcı kibrine selam ediyorum..Selam etmekten vazgeçmediğim için sınavımı yüksek not ile teslim ediyorum kaderin eline ama kader ya bu kez hiç çalışmadığım yerlerden seçiyor sorularını.Sabrın sonu selamet diyerek sabırla iyiliği yudumluyorum gerçekliğin kendisinde,gerçekliğin somurtkan ifadesine uzun uzun bakıyorum güler gibi oluyor ama gururdan mı nedir bilinmez ciddi ve inatçı tavrına hemen dönüyor.Hayallerin ortasında,denizin enginliğinde derin bir nefesi daha içime çekip, tüm rüzgarları umursamıyorum.Ayna tutmak istiyorum insanlığın her köşesine,kendilerini izlemeleri için.Kusurunu görme de noksan,kusur görme de mahir insanlığa.Neyse ki kinin limanlarından uzaklaşıyorum sakinliğe demir atınca,her nefis kendisine tutulan aynaya er geç bakacak nasılsa,biliyorum.

Sonrasında yemyeşil bitkilerin tırmandığı dağların, gökyüzüne dokunduğu diyarlara gidiyor aklım,hayal olmaktan çıkıp gerçekliğe şahlanıyor sanki.Aldırmıyorum bir şeye çünkü sağır oluyor zihnim,görmüyor,duymuyor tüm cızırtılı sesleri,renkleri.Sonra huzuru kuşatıyorum dört bir yanıma.Üzgün bir ifade ile başladığım cümlelere gülümseyerek bakıyorum ve sonunda ruhumdaki çocuğa çok yaşa sen diyorum...

0 yorum:

Yorum Gönder

© Yazı Dünyam, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena