15 Haziran 2012 Cuma

Aynalar

Aynaların yalancısı bakışlarla,geçen zamanı selamlıyoruz.Ne de hızlı geçiyor zaman diye hayıflanmazsak olmaz.Aynalarla uzun ve güzel bir sohbete dalıyoruz.Ne yalnızlıktan ne delilikten,konumuz geçen zamanı yakalamak.Değişen ifadelerimize bakıp tarihlerin atışını,takvim yapraklarını yadetmek.Zamanı somut kılmak aynalar ile.Bir fotoğraf çerçevesinde,bir de aynalarda değişimin hareketsiz hayaline bakmak ve anlamak aynalar ve fotoğraflar hiç yalan söylemez.Masanın bir köşesinde en sevdiklerimizin yanında,kitapların arasına sıkıştırılmış utangaç bir fotoğrafta,ya da kaynaşmış kalabalıkta fotoğraf albümlerinin arasında kendini değişirken izlemek,hayal ve gerçekliğin karmaşası ile.Fotoğraflara bakarken ya kahkalar ile güzel anılara uzanmak ya hüzünle özlediklerini veya özlemlerini tekrardan yaşamak.Ya da her fotoğrafta değişen kendinde,zamanın dokunuşunu hissetmek..Bir de aynalara bakmak acele ile kapıdan çıkarken,bir de bakıp görmek değişen simadaki yeni mimikleri.Bir gözler aynı bakar bir de ruhundaki çocuğun yüzüne dağıttığı tebessüm aynıdır, ama değişir insan...Aynayı her karşına aldığında hissedemediğin değişimlerin minik dokunuşlarını görürsün.Aynalar ve fotoğraflar sessiz özetidir hikayenizdeki değişimin.Gözlere sürülen yaşam sihrinin irkilmesidir, bakışların ayna ile buluşması.Unuttuğumuz zamanın kendisi değil,zaman içinde kaybolan ruhlarımıza bakmak.Ruhunuzun ne kadar değiştiğinden,gözleri mahrum bırakmak.Aynalar yalan söylemez..Bir de fotoğraflar;ne hüznü,ne sevinci saklar ne anıları ne de yaşanmışlıkların silinmesine izin verir.Bir de aynalar yalnızlığı sevmez adının ününe tezat,en çok anıların izini taşıyan simaları sever.Bir de kendiyle her daim barışıkları.



Aynalar, bakmayın yüzüme dik dik;
İşte yakalandık, kelepçelendik!
Çıktınız umulmaz anda karsıma,
Başımın tokmağı indi başıma.

Suratımda her suç bir ayrı imza,
Benmişim kendime en büyük ceza!
Ey dipsiz berraklık, ulvi mahkeme!
Acı, hapsettiğin sefil gölgeme!

Nur topu günlerin kanına girdim.
Kutsi emaneti yedim, bitirdim.
Doğmaz güneşlere bağlandı vade;
Dişlerinde, köpek nefsin, irade.

Günah, günah, hasat yerinde demet;
Merhamet, sucumdan aşkın merhamet!
Olur mu, dünyaya indirsem kepenk:
Gözyaşı döksem, Nuh tufanına denk?

Çıkamam, aynalar, aynalar zindan.
Bakamam, aynada, aynada vicdan;
Beni beklemeyin, o bir hevesti;
Gelemem, aynalar yolumu kesti.


NECİP FAZIL KISAKÜREK

0 yorum:

Yorum Gönder

© Yazı Dünyam, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena