13 Mart 2012 Salı

İstanbul ve Yağmur

Yağmurlu gün,gök umutların saklandığı gri perdelerin gölgesinde.Sağanak,damla damla örtüsüz dallarda belirmekte.Yer göğün gözyaşlarını sinesine usulca almakta.Gözler semanın pusunda,sonsuzluğun ihtişamında, yağmurun hüzünlü dokunuşlarını seyretmekte.Bir hüzün dalgası,yağmurun hediyesi yüreğimi kaplamakta.
İstanbul ve hüzün uyumla sergilemekte kendini.Rüzgar ve soğuk,gönülleri titretecek kadar işlemekte.Bir yağmur daha yağmakta,İstanbul'un tepelerinden asilce seyrine dalıp,çayını yudumlamakta eller.Kuşlar gri perdeleri aralayıp İstanbul'ın semasında gezinmekte.Bir çift, yağmura aldırış etmeden kalplerini kalkan edinerek kız kulesine karşı otururken,belki bir mısra mırıldanıyorlar ,fon müziği martılar.
Bir simidi paylaşmakta dostlar,boğazın ortasında,yağmurun hüznünde seyrederken İstanbul'u.Sinesinde çeşit çeşit yaşamı barındıran şehir,hüznü yağmurlarla temizlemekte.
Yağmur yağmakta.. Dar sokakları yol edinip,pencerelerden süzülürken hüzün sesleri yağmurun tınısında şehri kaplamakta.İstanbul kadar hüznü kendine yakıştıran şehir var mı?Yağmurun doğayı bereketiyle,şiirsel hüznüyle yakıştığı İstanbul.Gök karartısına inat şehir güzelliğini daha bir cesur sergilemekte.
Hanesindeki kalabalığı,her hanedeki yaşam öyküsüyle şehir hayatın koyuluklarına karşı daha bir dik durmakta.Yağmur denizin kıyılarında adımlanmayı bekleyen yollarda,sessizliğin huzurunu kalabalığa dinletmekte.Hem huzuru hem karmaşayı yaşamakta hünerli,tecrübeli şehir, çarpıklığında güzelliğini kaybetmemekte kararlı.
Yağmur yağmakta,hüzün perdelerini sıkıca örten gök şehrin muhteşem pozunu yakalamakta.Ezan duyulmakta,hüzünle beraber bir huzur dalgası gökte yankılanmakta.
Telaşla insanlar gidip gelmekte,ne giden eksilmekte ne gelen.Kahkahalar atan liseli gençler yağmuru umursamadan geçmekte,bir yaşlı değneğine sıkıca sarılmış, yılların getirisi yaşanmışlıkların yerleştiği çizgileriyle adım adım yol almakta.Bir evsiz banka yatmış,kıvrılmış yağmurun son tanelerini içine çekmekte.Bir kedi, çarpık binaların  haşır neşir olduğu dar sokakta yiyecek aranmakta.Herkes hikayesini yaşamak için şehrin yorucu ama bi okadar çekici sokaklarından geçmekte.
Yağmur perdelerini kaldırmakta gökten.Ufuk gecenin siyahi asilliğine kavuşacakken,şehir karmaşasını karanlıkla örtmekte.İstanbul'un tepelerinden sayısız ışıltı karanlıkta parlamakta.Işıkların dansı tepelerde sarı,beyaz dalgalanmalar yapmakta.Boğaz köprüsü renk renk ışıklarıyla bu dalgalara eşlik etmekte.Yığınlarca ışık tepelere serpilmişken,kalabalığın huzuru sessiz bir gecenin seyrinde gözleri beslemekte.
Tarih kokan şehir,asaletini gece parıldayan yıldızlara yansıtmakta.Gece aydınlamak için demlenirken,İstanbul yağmur kokusunu hüzünle sindirmişken,yaklaşmakta olan bahar tepelerini taçlandıracağı erguvanlara hazırlanmakta.İstanbul'a sevdalı mevsimler,İstanbul'a sevdalı kalplerde yaşamakta.,hiç bitmeyen yaşam canlılığında...

4 yorum:

  1. ne kadar güzel anlatmışsın yağmuru...güzel bir paylaşım:)sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim:)sevgiler..

      Sil
  2. Canancım..
    Yazdığın tüm cümleleri okumaya çalıştım ve çok güzel,duygularını çok iyi anlattığını yazmadan geçemeyeceğimi anladım .
    sevgiyle..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Elif hanım,değerli yorumunuzu paylaştığınız için teşekkür ederim.
      Sevgiyle..

      Sil

© Yazı Dünyam, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena