2 Şubat 2012 Perşembe

İyi Bir His

Güzel birşeyler olacağını hissettiğimiz zamanlar olur,anlamlandıramadığımız bir huzur içimizi kaplar bir anda.Üstümüzü kaplayan endişe tabakasını bir anda olsa silkelememizi sağlar bu hissin kısa ziyareti.Kafamızda kurduğumuz düşüncelerin kısa zamanda olsa dağılması bünyemize huzur dalgaları sunar.Karamsarlığı veya olumsuz düşünleri rafa kaldırmamızı sağlar bu his.Peki hayatımızda bu hissi farkedip yaşadığımız zamanlar toplamı neden bu kadar az.Sürekli hayat karmaşasının düğüm olan ipliklerini çözmekle meşgul beynimiz, kalbimizi rahat bırakmadığı için mi?Endişe ve beklentilerin çarpık kentleşmesine izin verdiğimiz beynimizde, olumlu düşüncelerin manzarası kapandığı için mi ?Ruhumuzda yer açtığımız iyi ve güzel hislerin varlığını neden hayatın küçücük sürelerine hapsettiğimizi hiç düşündük mü?Sorunun temelinde hayatı hiç bitmeyecek gibi algılamamız var aslında.Yıllar geçiyor,aynalar bize her geçen gün değişik bir surette geri dönüyor ama biz hala zamanı doğal olarakta hayatı sonsuz zannetme lüksüne varıyoruz.Oysa ki güzel hisleri her daim yaşamak için zamana bakış açımızı değiştirmemiz lazım.Hayatın bolca eklediği ciddiyet baharatlarının dozunu ayarlamamız lazım.Hayat olumsuzluklara,endişelere,üzüntülere,kırgınlıklara teslim edilecek kadar uzun değil hatta daha ilginci ne kadar uzunluğa sahip olduğu meçhul.Bu meçhul gerçeğe rağmen nasıl oluyor da hayatı kendimize zehir edecek kadar negatif enerjiyi üzerimize çekebiliyoruz.Tabiki hayat kolay değil,zorunluluklar,vazifeler var bunların gerçekliği pek de pembe değil.Unutmamak gerekir ki hayat bu zorunluluk ve sıkıntılara mağlup olup heder edilecek kadar da uzun değil.Büyük sorumlulukların arkasına sıkışmış,minicik şeylerden mutlu olmayı unutarak başladık olumsuz hisleri ruhumuza çağırmaya.Hep bir acele, bir telaşla yaşamaya başladık hayatı.Mutluluk ne zaman gözlerimizin önüne dev harflerle adını yazsa göremedik hep bir hayıflanmayla aslında ne olduğunu bilmediğimiz mutluluğu dilimize ezber yaptık.Stresin kalıplarını beynimize,şikayeti dilimize,ruhumuza da sıkıntıyı yerleştirdik.Unuttuğumuz şey yaşamayı unutmak oldu.Yalnız başladığımız bu yolu, yalnız bitireceğimizi bile bile sevgiyi paylaşımdan öteye bağlılığa dönüştürdük.Bağlandığımız herşey zamanın kıymetsizliği ile yozlaşınca her olumsuzlukta kendimizi azarladık.En iyi dostun sevgiyi kendi kalbimize yerleştirmek olduğunu bilemedik.Kötülükler,haksızlıklar içerisinde hayatın barındırdığı güzel herşeye kör olduk.İçimde güzel bir his var demeyeli uzun zaman oldu.Tebessümü cömertçe yüzümüze bırakmayalı,güzellikleri inadına hatırlamayalı epey oldu.Güzel şeyler olacağına inandığımız zaman bu inancımızdan hemen vazgeçmemek gerektiğini anımsamayalı uzun zaman oldu.Üzerimizdeki tüm bağımlılıkları,olumsuzlukları,endişeleri,stresi,üzüntüyü bir nebze iyi düşüncenin uzaklaştıracağını bilemedik.Hayat uzun değil,yaşadığın bu andan ibaret,sevdiklerin,iyilik,doğruluk ebediyete kalacaklar.İçinizdeki güzel hislerin ölmesine izin vermeyin ; çok geç olmadan....

0 yorum:

Yorum Gönder

© Yazı Dünyam, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena