2 Şubat 2012 Perşembe

İçsel Yolculuk

Söylenmiş tüm sözler yetersiz kaldı; aslında suskunluğa sığınması gerektiğini geç anlamıştı.Susmanın asilliğine sarılıp, savrulmuş kelimelerini toparlamak istiyordu.Ruhunu ansızın ortaya çıkan fırtınalara benzetiyordu.Yıkıp geçen kelimerinin enkazını susarak toplamaya çalışıyordu.Bu fırtınanın elinde olmadığını da biliyordu.Mizacı dört mevsimi her an yaşatabilecek kadar farklılığa açıktı.Yağmurdan sonra grileşen yüreğinde renk renk gökkuşağını sergilemekten çekinmeyecek kadar hayat doluydu.Alkışlara ihtiyaç duymayacak ,yanlışlarının arkasında duracak kadar kendinden emin, inandıklarının arkasında idi.İçinde yaşattığı fırtınaların ergeç baharları yüreğine getireceğinden de emindi.Bazen bu güçlü duruşu onu güçsüzleştirecek zamanları da yanında getirmiyor değildi.Yine de inadına hayatını istediği gibi yaşayabilmenin önemini kavrayacak kadar da olgundu.Karmaşasının içinde aslında insan olmanın gerçekliğini taşıdığını biliyordu.Sahteliğin rahatlığından, doğal olmanın rahatsız yönlerini yaşamayı tercih ederdi.Çok beylik laf edenlerden uzak kalırdı.Ben diye başlayıp siz diye bitirilemeyen cümlelere sağır kalmak isterdi.Sürekli kendinden bahseden rahatsız kişiliklerden uzak kalmayı vazife edinmişti.Biliyordu ki bir kişi kendinden ne kadar bahsederse arka planı o kadar karmaşıktı.Çok konuşup hataya düşenleri seyretmek hoşuna giderdi canlı bir örnekti;diline hakim olamamanın trajikomik görüntüsü.Bencil insan çok görmüştü.Bu grup insan sürekli kendinden bahsederken karşısındaki insanın ne yaptığını sormaya dahi tenezzül etmezdi.Sorsa dahi başarılarını,mutluluğunu duymazdan gelip tekrar kendi egosuna yönelirdi.Boş insanlardan uzak durması gerektiğini de anlamıştı ,bunlar da sözlerini başkalarının hata ve kusurlarına adamayı huy edinmişlerdi.Bu kusurları sayarken kendi hayalgüçlerini kullanmakta çok yeteneklidirler,arkasından da içine bol lüzumsuz laf doldurup taşıdıkları bir dedikodu kitapçığı vardır.Ama bu kitapçık beyinlerinin içindedir yani hafızalarını boş işlere adamakta inanılmaz zekilerdir.Gülümsemek samimiyetin üstüne indirilen bir perde olmuştur bunlarda.Affetme kelimesini öğrenemeyecek kadar yıkılmaz bir kralığı vardır benliklerinde.Kırıcıdırlar ama çok da kırgın bir mizaca sahiptirler.Kendileri için istemedikleri ne varsa başkaları için isterler sonra da ilk olumsuzlukta insanlığa saymaya başlarlar.İnsan sözcüğünün ne kadar boş kaldığını anlamıştı artık.Samimiyet konusunda herkesin rolünü iyi yaptığını anlamıştı artık.İyiliği karşılıksız yapacağını biliyordu ama iyilik yaptığı zaman neden karşılığında daha çok kırıldığını anlamıyordu.Zaman karaktersizliğin modasını mı getirmişti anlamıyordu.Dürüstlük ile kabalığın karıştırıldığı hangi zihniyete doğruluktan bahsedilecekti ki...Henüz dünyanın gidişine ayak uyduramayacak kadar iyiydi...

0 yorum:

Yorum Gönder

© Yazı Dünyam, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena