27 Ocak 2012 Cuma

Suskun

Yağmurlu bir sonbahar..

Günbatımında seyre daldım denizin hırçın dalgalarını.

Aklımdan geçen her düşünceye ve hislere adını verdim, gökyüzünde dolanan kurşuni renklere.ve sen dalgalarla sürüklenmiş, kıyıma vurmadan uzaklaşmış rüzgar…

Güneş çoktan batmış karanlıkta kalmış tüm sahil. Bense topladığım çalı çırpıdan yaktığım ateşle yüreğimi ısıtmaktayım yine aklımda yüreğimde her hücremde sen varken..

Şimdi aldığım nefese isim ol yada uzaklaş denizin derinliklerine sakla saf içten yüreğimi.

Gitme,gitmek zamansız olur her zaman.

Bekliyorum her vuran güneşte seni,penceremden kuşlara haber bırakıyorum sadece seni duyuyorum doğanın nağmelerinde,gülümseyişinde can bulurken ben ölmeyi dilemekten utanıyorum..

Sadece sen yazdırırken bu satırları bana,gözlerimi kapatıyorum ve seni diliyorum sonsuz semadan..

Sessizlik anlatıyor belki de en iyi beni.. Sensizlik mi yoksa sessizlik mi? İkisi de çok zor.Sen yokken her şey sessiz..

Son demlere vurdum kendimi, hep sessiz kaldım. Sessizken sensiz kaldım ,sensiz ve sessiz yürüdüm. Sükunetin ellerine bıraktım seni,kalmadı gücü içimdeki seslerin.

Son buldu kayıplarım,artık bir can aramıyorum nefes alacak, şimdi öle bir vakit geldi ki; ne sessizliğe ne yorgunluğa bırakıyorum kendimi.

Boşlukta dolanıyorum,adımlarım korkmuyor artık…

Kayıplara eklendi içimdeki seslerin tonsuz,yılgın haykırışları.

Gitmek mi yaşadıklarımın acımasız özeti.Oysa sığmazdı kelimelerin çeşit çeşit manalarına içimden kopanlar.

Kopmuştu belki de,bir kere boşluğun rüzgarına uzatmıştı ellerim kendini isteksizce.Hani kırılmış umutlara bağlanmış sıkı düğümler vardı ya,şimdi o düğümlerde bağlandı kelimelerim.

Yitirdi,kendine acıdı,derinliklerinde sığ sulara mahkum oldu yüreğin özeti sözcüklerim.

Boşlukta yankılandı ve sustu..Anlatsam yetersiz kalırdı,anlatsam değerine yakışmazdı şimdi ise susmak,vazgeçiş,gitmek sanıldı suskunluğum.

Suskunluğun asil varlığına sığınmak,vazgeçiş ise; sanmak bunun adı..Ben kusursuz zamanlarda,kusursuz sevgilerde kusurlu hallerimde suskunluğun himayesinde bekliyorum zaman geçsin diye.Zamanı ilaç niyetine dost edinmişken…

Beklemek,artık güneşin ışığını gözlerimden yitirmişken,tanıdık acılara bırakmışken nefesimin sayılarını,beklemek sadece nefes alarak, zamanın mucizesini beklemek…

Ne güneş doğacak artık,ne gözlerim kırpışacak heyecanla..Şimdi yalnızım isimsiz,dayanaksız,beklentisiz bekleyişlerimde.

Gitmek bir vazgeçişse,vazgeçiş suskunluksa bu bir yanılgı.Kolay anlatılmazdı zaten kendine bile anlatamıyorsan mevsimlerini.Mevsimsiz kalmak,karanlıkta ışıksız beklemek imiş,kendi çaresizliğine zamanı yaslamak imiş dayanak diye..

Tüketmiyorum kelimeleri henüz gitmemişken limanlarından ,kelimelerle barışmayı bekliyorum çaresizce…

0 yorum:

Yorum Gönder

© Yazı Dünyam, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena