24 Ocak 2012 Salı

Şimdilerde

Sessizliğe doğru ilerleyen yelkenli,karmaşa denizinden uzaklaşmak için uçmak istiyordu.Uçmak,sadece arınmışlığın merkezine,sahte olmayan,takatı kötü olmaktan kesilmeyenlerin diyarına uçmak..Olabildiğince hızlı,gözleri kapalı havalanmak ,yerle bütün olmuş yersizliklerden yükseğe.Kanat olmak yuvasını terketmiş evsizlere.
Tufan gibi gitmek ardındaki tozlu her şeyi toz duman etmek ya da ardına bakmadan,düşünmeden biçare olmak,seçimsiz hayatın,aciz güçlülerine aldırış etmeden,uçmak,gitmek,unutmak..Unutmak aslında özünü yitirmiş değerlerin öz kaldığını veyahut hatırlamak,haykırmak,çabalayıpta yorulmak, doğruların pek garipleştiği zamana..
Zamandan ahkam kesmek,hikayelerden derman bulmak,geleceğe hala umutlu bakabilmek.Şimdi iken,iyi iken yuvarlanıpta ,kesiklerle toparlanabilmek bir dahaki derbederliklere.
Çok konuşup,az miktarda insan olmakla yetinip, üstüne bir de terazilere suç bulmak.Sıyrılmak uhrevi tüm kazançlardan da maddiyatın içinde çırpınmak.
Parada,pulda,benlikte savaşmakla benliği oymak, küçük küçük ısırmak,içinin kurdunu güzelliklerin üstüne salmak. Tüm saygın sıfatları , özgürce saymamak,küçümseyipte çocuk kalmayı, bir nebze koruyamayan çocuk ruhu, çok gerilerde bırakmak artık.Artık kendinden başka herşeyi düşünme zahmetinden ırak olmak ve kendinden başkalarına fayda için birşey arttıramamak,zaman böyle diyip geçiştirmek,geçen zamanı yanında kar kalacak hiçbir şey olmadan geçirmek.
Yaşlıyı unutmak,sanki gençliğe çivilenceğini sanarak.Gençliğini harcamak perişan olmuş zaman hallerinin, perişanlıklarında.
Geçmişini,tarihini bilmeden,aynalarla ilim sürmek sadece ve sadece görüntüde estetik olmakta ruhunu törpülemekten,okumaktan,irdelemekten arşın arşın kaçmak.
İletişimin boğduğu iletişimsizlikte,iletecek bir mesajı dahi olmamak.Seyretmek ekranı,yaşamaktan korkarak,saatlerini sonsuz lütufmuş gibi saymamak.
Hercai olupta farketmemek,başkalarının ayıplarını ayıplamak,ayıp nedir bilmemek.İsyan etmeyi güç sanmak,içtenliği,güzelliği,samimiyeti şimdiki zamanların kayıp ruhlarına bırakmak..
Eti,kemiği gayet güzel ince ince işlemekte,ruhu salıvermek,aç bırakmak,beslememek ve sonunda susuzluğu da unutmak.
Sadece kendi bildiklerini başkalarının dünyalarına empoze edip sonra da dinlenmeyi beklemek.Dinlememek ama bol bol kendini dinlemek.
Menfaatin en güçlü davranış olduğu,menfaati bıraktığında bomboş,dostluklar,insanlar,dünya ve kainat görüpte yine de dünyanın düzgün dönmesini beklediğin şimdiki zamanlar.Dönen dünyadan, kafası bulanmış insancıklar.

Yelkenli; simsiyah,dalgalı suların içinde bembeyaz köpüklü rüya maviliklere şahlanıpta gidiyordu.Kah sağa devrilip,kah sola yine de yolundan şaşmıyordu.Ne olursa olsundu kendini içinde bulduğu bu karanlık sulardan öte tutacaktı.Bir kere karanlığa meyletmeye gör, o zaman aydınlığı görebilecek gözleri olmayacaktı bunu biliyordu.Dev,derin,siyah sular,yama yama hale getirmişti yelkenliyi ama sular aşacaksa eğer kırıklardan içeri, ak olmalı,mavi olmalı idi ki boğulmasın korkuların içinde.

Her doğan güneşle tazeledi gücünü yelkenli,her vedada ise günbatımında, ruhuna işledi ışığın hatırasını.

Şimdilerde yaşamak,şimdilerde insan olmak bu döngüde tutunmaktı en sağlam prensiplere,ruhun ait olduğu ahlaki erdemlere ve daha nicesi sayılan güzel sıfatlara,saymakla kalmayıpta yaşayabilen ruhlara...

0 yorum:

Yorum Gönder

© Yazı Dünyam, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena