27 Ocak 2012 Cuma

Huzur


Huzurun kadife melodileri eşliğinde dans ediyordum,sessizliğin en güzel bestesiyle.Kurşuni gökyüzü, en güzel dekoru hazırlamıştı,denizin içine çeken hırçın akislerine inat.Alacakaranlıklar göz kırpıyordu temiz yürekli bulutların hemen arkasından.Tabiatın en süslü hali günbatımında gösterirdi kendini.Ne gözleri alıcı güneş karşına dikilir ne de gri tonlar kendine yer edinebilirdi, güneşin vedaya hazırlandığı bu zamanda.Rüzgar nazlı tavrıyla süzülüyordu, denizin kendine güvenen dalgaları üzerinde.Ardından etrafa denizin kokusunu sindirirdi.Deniz huzuru yansıtırdı, uçsuz bucaksız derinliği çekerdi tüm düşünceleri içine.Adımlarım yavaşladı,denizin görkemli dalgalarının önüne tüm sadeliği ile kucak açmış kumlarda.

Adımlarım usul usul batıp çıkarken kuma, izleri kalırdı ardında.Mavi,hırçın ama bir o kadar büyüleyici su demeti silerdi benden kalanları kendi egemenliğinden.Beyazlara karışmıştım saflığı kaybetmemek adına.Rüzgar elbisemle dans ediyordu durmadan, kendi etrafında dönerek.Rüzgar gibi benim de kendi kendime idi tüm çabam.Güneş, gözlerimi kamaştırıyordu,ışıkları renk akisleri çiziyordu eşsiz bir ressam edasıyla.Gözlerim hüzünlenmeye yer arardı ya zaten,kum tanecikleri yaşlarımı akıtmıştı, hafif yanmış yanaklarıma.Kuşlar imrendiriyordu beni, onlar yalnız değillerdi.Kanatları birbirlerine yelken olmuş süzülürken pamuk maviliğin içinde.İnceden nağme duyuluyordu ağaçlardan.Yapraklar düet yapıyorlardı aralarında.Çiçeklere eğildim kokladım,miskini hediye etti bana, uçtu gitti sanki sonsuzluğa ellerimden.ve bir kelebek takıldı henüz yaşları yeni kurumuş nemli gözlerime.Rengarenk desenleri vardı tuvalinde.Göz kırptı bana, bak ne mutluyum dercesine.Uçtu, kayboldu gözden, gökyüzünün sonsuz kucaklarına attı kendini.Alamadım kendimi izlemekten...Güldüm belki beni de çağırır diye yanına.Uzattım elimi, boşlukdan irkildim.Sana dedim gökyüzü, kaç kişi böyle hayran baktı?Cevap verdi bana, tane tane hemde.Damlaları serpti yeşil kahve harman olmuş zemine.Sonra ansızın gitti.

Yine gözlerimi ayıramadım senden gökyüzü öle ya o kadar güzelsin ki..Dokunulmamış ve nazenin.Bir çember sardı etrafı ,denizden bana doğru uzandı.Renk renk kuşaklandı ,sonsuz güzelliğinin üstüne boyandı çeşit çeşit.Dağlar haşinliğinin ardına gizlediği pırıltısını içine çekmeye başladı ,loş yankılar sardı denizin üstünü,turkuaz renkler kendini bıraktı.Egemen oldu tüm grilikler alabildiğince.Neden o eşsiz güzelliğini sakladın sema benden?Korktum .Tek dost olsa yeterdi ya bana.Hayranlığım bıktırdı mı seni benden.Gri sulara eğildim kum taneciklerini aldım elime ,karanlıkta ışıldıyordu adeta.Üfledim sana doğru, uçtu pervasızca saçıldı etrafa.Ay açtı bana merhametli kucağını, ışıltıyı taşıdı sana.Şimdi ben kayboldum senin gölgen altında,biliyorum yine güleceksin bana her sabah.Bir haberci yollayacaksın, konacak bahçemde en sevdiğim pembe güllere.Damla damla.Yine izleyeceğim dalgaların arasından senin hüzünlü her vedanı...



0 yorum:

Yorum Gönder

© Yazı Dünyam, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena