16 Ocak 2012 Pazartesi

Hatıra Defteri

Şaşkın bakışlar uzaktan esir etmiş ,kadersiz,adresi olmayan diğer bakışları.
Şaşmamak gerekirmiş artık özgürlüğü bırakan kuşların, esir çırpınışlarını.
Çaresiz koşmuş,rüzgara yetişmeye çalışmış,gözleri çaresizliğin üzerine kapaklarını sıkıca örtmüş.
Çaresizmiş artık,yabancı rüzgarların elinde savrulmaya dahi takat aramaktan çok uzakmış.
Uzaklar satırlarına benzemiş,defalarca yazıp sadık kalamadığı o satırlara.
Uzaklaşmış satırlarından,kelimeleri ondan kopup giden, tane tane tanıklar oluvermiş.
Bakmış kendine,kendini satırlarında ararken,her sayfayı zamanın cömert ellerine bırakıvermiş.
Bakakalmış kendinden uzaklaşan geçmişin,geleceğe uzanmak isteyen cüretine.
Günbatımında hisli bir nağmede bulmuş satırlarını,kuşlar notalarını çevrelemiş gökyüzünde.
Gün ,hüzünlü bir çift göz ile vedaya hazırlanmış,derlemiş, toplamış, incilmiş saatlerini.
Ilık sağanaklar içinde saklanmış,neşeler bir demet çiçeğin yanına iliştirilmiş,nazikçe..
Ilık gözler,ılık gökyüzüne,turuncu paketlerde, boncuk düşleri sarmalamış..
Bembeyaz hayaller,yılların hatıralarını pervazlardan sıkı sıkı savurmuş, kuşların özgürlüğüne.
Beyaz zamanlar,sene sene yıkılmış artık kelimelerin günlerine,günler uzamış sıcak yaz gecelerinde..
Silinmeyecekmiş artık uykularının ardından kelimeleri,saklanmayacakmış geçmişi, canlanmış cümlelerinden.
Silmeye cesaret edemeyecekmiş,mevsim mevsim beklediği,sabırla seyir ettiği defterini.
Gülmeyecekmiş gecenin karanlığından güç alıp verdiği sözleri,sabahın ışıklarında yeni umutlara bırakmaya.
Gülmek gerekirmiş önce kendine pervasızca sonra dayanmalıymış kendi cümlelerin sert ünlemlerine bile.
Işıl ışıl süslerini sıkıştırmalı defterin incelmiş odalarına,sonra kokusunu hissetmeli yılların peşinden.
Işıklarını kapattığım zaman,kilitleri sıkı sıkı gizlediğim zaman bile kendinden,en son yine onu ararken bulmalıymış kendini.
Bir çocuk masumluğu,bir aşk saflığı,bir zaman yanılgısı,bir yaşam bağlılığı ile açmalıyım sayfaları.
Birden bire bulmalı cümleler yerini,düşünmeye fırsat vermeden,içinden geldiği gibi oturmalı kelimeler yerlerine.
Eşsiz olduğunu hiç farketmiş miydin?Dünyada sadece senden bir tane olduğunu,sana hatırlatmalı satırlar bunu.
Eşsiz sevgiyi bulamadıysan eğer,kendini eşsiz görmekten vazgeçirmemeli hiçbir şey seni..Sonunda satırların sana söleyecektir , mutluluğun ne olduğunu..
Kuyularında bulmuşsundur kendini, cümle cümle yazılmış hayatının.Bazen kurtarılmayı beklemiş bazen de düşmeye göze alarak tırmanmışsındır.
Güzelliğinde boğulmuş sığ suların kirinden ürkmüşsündür bazen,bazende güzelliği bulmuşsundur bir kalbin güzel,cennetten köşe kuyularında.
Güzel sözlerin üstünü çizmiş ama kötülüğün kıyılarına uzak bakışlar atıp koşmuşsundur çiziklerin üstüne tekrar tekrar.
Tekrarlamış ve anlamış ve öğrenmişsindir o zaman, silgilerin çöpleri yığılmıştır avuçlarının kenarına.
İleriye baktığında hiç farketmediğin bir şeyi görmüş ve şaşırmışsındır,sonunu bilseydin eğer böyle canlı,içten okuyabilir miydin kendi hayatını?
Geçmişin içine sakladığı, senden aldığı herşey, sana geri vermiştir sonunda aldıklarını.
Bir defter olsun hatıraların,sevgilerin,kırgınlıkların,sevdiklerimizin barındığı,bir defter olsun kaleminin en güzel sonu hayal edene kadar yorulmadığı..
Bir defter olsun,hayatın en sıcak omuzlarını yasladığı,en sıcak gülümseyişlerini tasvir ettiği,en içten gözyaşlarının aktığı.
Sonunda ise başında hiç hayal edemediği mutlu sonların titirek yazılışlarına şahit olduğu.
Hep içten bir gülümseyiş ve çarpık,telaşlı bir el yazısı ile ...


0 yorum:

Yorum Gönder

© Yazı Dünyam, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena